ekoder.org

ESKİPAZAR`DA BİR İLK BAHAR SABAHI

ESKİPAZAR`DA BİR İLK BAHAR SABAHI

Mehmet Emin ASLAN

Eskipazar Ekonomik Kalkınma Derneği Başkanı

 

 mehmet.e.aslan@gmail.com  http://www.facebook.com/mehmet.e.aslan.33 twitter.com/mehmeteminaslan

 

“SİVİL BAKIŞ”

 

                              ESKİPAZAR’DA  “BİR İLKBAHAR SABAHI…”

 

Baharın artık tüm habercilerinin görüldüğü Mart ayının son günü 31 Mart 2013 Pazar , Eskipazar’dayım ve dışarıda  çok güzel bir hava var.

Eşim Selma Hanım ile  birlikte sabahın erken saatlerinde uyanıp arabamızla doğaya açılıyoruz…

Mermer istikametinden gelerek yeni açılan ÇEVRE YOLUNDAN geçiyoruz…

Çevre yolundan geçerken , tarımcı yönümüzle içimizin acıdığını hissediyoruz.Çünkü buralar düne kadar 1.sınıf tarım arazileri idi.1cm ‘lik tarımsal toğrağın bile 400 yılda oluştuğunu bilen birileri olarak bahçelerin tam ortasından geçen  bu yolda buruk bir his oluşuyor içimizde…Yol ihtiyaç olabilir ama,acaba başka bir çare bulunabilirmiy di?son çare bu muy du? diye düşünmeden edemiyoruz…

Bahçepınar istikametine doğru ilerliyoruz…

Bu planlı bir gezi değil.Ama içimizde, baharın bu güzel gününde doğaya çıkıp,özellikle köylerimizde günün ilk saatlerinde çoktan başlayan hayatın izlerini görmek,köylülerimizle tarlada buluşmak,sohbet etmek var..

Büyükyayalar köyü civarında araçtan inip şöyle etrafı seyrediyoruz.İçimiz kıpır kıpır,doğanın canlılığı bizi de etkiliyor…

Çötler mahallesine doğru ilerliyoruz,köy camii  için yol kenarlarından taş toplayan bir grubla sohbet ediyoruz…

Sıcak insanımızın hemen ikram dolu teklifleri,misafir etmek isteyen bol gönülleri ile karşılaşıyoruz.Teşekkür ederek,kısa sohbetin sonunda yola devam ediyoruz..

Köyün içine giriyoruz,ahşap evlerin fotoğrafını çekiyoruz,karşı sırtlarda Durmuşlar mahallesinin yamaçta küçük bahçelerini hayranlıkla izliyoruz.Selma hanım Ziraat Mühendisi  gözüyle bu tarımsal arazilerin  bağrında ne zenginlikleri barındırdığını,nelerin yapılabileceğini  anlatıyor, bu güzellikler karşısında heyecanını hemen dışa vuruyor…

Sulama projeleri ile buralarda neler yapabileceğimiz, hemen gönlümüze ve umudumuza düşüyor…

Benim alkımda  tarımla birlikte aynı zamanda turizm de var..Buralarda konaklamalı ekoturizm imkanlarının nasıl da yüzümüze güldüğünü,BİZİM KÖY-DOĞAL HAYAT  PROJELERİ için nasılda köylerimizin uygun olduğunu derinlemesine  paylaşıyoruz…

Yola devam ediyoruz…

Yazıboy köyündeyiz.Bir aile inekleri ile birlikte ,yanlarında küçük köpekleri,karşıda yerinde duramayan bir at, etrafta horoz sesleri ve vadide GÖKSU’nun kulağa çok hoş gelen su sesi…

Bu büyük şehirlerde herkesin o kadar özlediği bir ses ki,çok kıymetli..Ama burada sıradan bir gün…

Aracımızı durdurup aile ile konuşuyoruz,köy yaşamından faaliyetlerinden konuşuyoruz.Anne,baba ve bir kız çocuğu…

Dilek, Karabük’te Kız Meslek Lisesi son sınıf öğrencisi.Baba köye dönmüş ve hayata tarımsal üretimle devam etmek niyetinde…

Baba ve kızın hayattan beklentileri ve ihtiyaçları farklı…

Baba iki ineği ve sınırlı tarımsal arazi ile yürüttüğü faaliyetlerini biraz daha büyütmek istiyor.Uygun koşullar ve destek olsa  daha iyi işler yapacak belli…

Kızları okumak istiyor.Belli ki ailesini onurlandırmak,zor koşullardan kardelen çiçeği gibi bir hikaye yaratmak ve hayata çiçek açmak istiyor…

İşi öylesine zor ki,mücadelesini takdir etmemek elde değil…

Okulu Karabük’te ve her gün gidiş geliş yapmak zorunda.Gıda bölümünde okuyor…

Uzunca bir sohbet ortamı gelişiyor aramızda..Yine bildiğimiz o konukseverlik ve ikramlar..Kıt kaynaklara sahip insanlarımızın o bol gönüllülükleri ve gönül zenginlikleri..Herşeyden daha kıymetli.Sofra kurulup çaylar demleniyor…

Özlem’e önümüzdeki dönemde önü açık olan meslekler konusunda  önerilerde bulunuyoruz.Gıdacı olarak,Turizm ve yemek kültürü konusunda hedefleri olabileceğini ve bu yönde eğitimini geliştirmesi için sohbeti sürdürüyoruz.Selma ablası ile telefonlarını karşılıklı alıyorlar…

Baba köyün susuzluğundan dertli.Köy sınırları içinde  Eskipazar’ın içme suyunu bile karşılayan bol su kaynağı olduğu halde, mum dibine ışık vermiyor misali köyün hem içme hemde tarımsal su konusunda kıtlık ve yokluk yaşadığını anlatıyor.Halbu ki suya kavuştuğunda hayalleri var gerçekleştirmek istediği…

Gerçekten de alt kodlarda kalan güçlü bir su kaynağı var,ama köye faydası yok.Suyun elektrikle pompajı belli ki yüksek maliyet getirecek…

Bu hususta ADİLLER VE GÖKSU göletleri bu köye de inşallah çözüm olacak.Üst kodlarda oluşan göletten faydalanacaklar.Ama 5 yıllık  orta vade çözümden önce şimdi çok büyük olmayan maliyetlerle de kısa vadede çözüm mümkün görünüyor…

Problemin çözümü,bu sudan yararlanan hiç kimseye zarar vermeden köyden daha  üst kodlardan bir boru vasıtası ile  suyu alıp  köye getirmek.

Evin hanımı öneride bulunuyor..Halihazırda var olan su deposunu iyileştirmek en azından hijyen açısından üzerini kapatmak,belkide yeniden ve daha büyüğünü yapmak için..Haklılar..tüm bunları yapmak  zor değil ama emek vermek,irade koymak gerekiyor.

Hakikaten de su bolluğu  içinde susuz köy olmaz…

Yazder başkanı Recep arkadaşımızın bu hususta gayretleri olduğunu biliyorum,desteklemek gerekiyor.Kaymakamımız ve İl Özel İdareye bu hususta görevler düşüyor…Bu kaynak ve köy arasında suyun taşınması için bir proje yapılması,maliyetlenmesi ve fizibilitesi de ortaya konarak KÖYDES yada İl Özel İdare den kaynak ayrılması başarılabilir…Kaymakamımız Sayın KADIOĞLU köyleri sürekli gezerek sorunları yakından takip eden bir yönetici.Eskipazar için bir şans olan bu durumun, zaten  olabilecek çözümleri de beraberinde getireceğine inanıyorum…

Buradan ayrılarak Şıhlar mahallesine geçiyoruz.Köy ormana yaslanmış,kartpostallık  bir köy…

Arıcılık faaliyeti sürdüren bir vatandaş maskeli yanımıza geliyor.Kısa bir sohbet,yine eve davet ve konukseverlik…

Doğası kadar kendisi de güzel insanlar diyarı Eskipazar’a yakışan bir konukseverlik görüyoruz ve köyün üst başındaki hakim tepecikten etrafa bakıyoruz…

Su projesi ile ilgili olarak 2010 yılında buralarda arazi gezisi yaparken Mayıs ayında gördüğümüz çiçekleri hatırlıyoruz.

Seralarda  zor üretilen  peyzaj değeri yüksek bir çok bitki dokusu köylerimizde kendiliğinden çıkmış,gelenleri selamlıyor…

Sahip olduğumuz zenginlikleri maalesef  göremediğimizden dem vuruyoruz,ama artık daha fazla geçikmeden işe iyi bir planlama dahilinde  el birliğiyle başlanması gerektiğini konuşuyoruz…

Gezdiğimiz her iki köyünde çok yüksek tarım ve turizm değerlerinden ayrıntıları ile söz ediyoruz ve köyden ayrılıyoruz…

Büyükyayalar köyünde sera faaliyetleri ile uğraşan bir ailenin yanına uğruyoruz.Bilinçli bir üretici ile konuşuyoruz.Hem kendi ihtiyaçlarını hem de pazara dönük üretimlerinden bahsediyor.Küçük çocukları var,henüz sekizinci sınıfta…

Yine aynı sorun ile karşılaşıyoruz.Aile üretimini sürdürmek istiyor ama okula gidiş dönüşlerinin zor olduğunu ,15 kişi olmadıkları  için taşımanın yapılamadığını ,Eskipazar’a her gün gidiş dönüş yapan çocuklarının çok zorladığını anlatıyor.Özellikle okul dönüşü eve gelmek için taksi kiralamak zorunda kalındığını ve bunu lise döneminde sürdüremeyeceklerinden ve köyden ayrılmak zorunda kalacaklarını üzülerek anlatıyorlar…

Bu insanları , Şehirde üretimsiz ve kıt kaynaklarla yaşamak zorunda bırakmamız hem ülkemiz hem de bizatihi o yurttaşlarımız için büyük olumsuzluk…

Eskipazar’da bu anlamda sıkıntı çeken tüm aileler tesbit edilerek bir çözüm bulunması sanırım ilgililer açısından da bir görev..15 kişi olmadıkları için taşıma yapmamak yerine belki daha düşük maliyetli  örneğin taksi gibi daha küçük bir araçla bu hizmet sunulabilir.Köyümüzde üretim,okulumuzda çocuğumuzun eğitimi devam edebilir..Eskipazar Ekonomik Kalkınma Derneği olarak Yetkililere sesleniyorum,bu konu araştırmaya değer…

Kısa bir gezi diye başladığımız yolculuğumuz 5 saat sürüyor ve Eskipazar’a dönüyoruz…

Aracımızın bagajında, kıt kaynakları ile üreten insanlarımızın ,asla para veremediğimiz peyniri,sütü,marulu,soğanı…

Bu yükün altından, çocuklara küçük harçlıklar vererek  kalkmaya çalıştık  ama ,bagajdaki gönül bolluğu ve sevgi yükü ağırlığı hiçbir şeyle ödenemeyecek kadar ağırdı ve kutsaldı bizim için…

Bahar sevinci ile başladığımız Pazar gezisini  hüzün  yüklü bir gönülle tamamlayıp, çocuklarımıza, Ankara’ya evimize dönüyoruz…

SON SÖZ,

Eskipazar’da her şey var ama,birbirimiz arasında  maalesef muhabbet eksik…O  zaman  tabi ki yöremize  yapabileceğimiz hizmetler  de  hak ettiği kadar olamıyor,eksik kalıyor.…

Onu da yakalamak bizim elimizde ....

Çünkü doğası ve kaynakları zengin KÖYLERİMİZ,  yüreği zengin  İNSANLARIMIZ  var Eskipazar’da…

Gönülden bir sesle “Sen sevilmeye ve yüceltilmeye layıksın Eskipazar’ım ve Eskipazar’lım..,bizlere düşen sadece sana layık olmak,SANA BİR BAŞKA BAHARI YAŞATMAKTIR....“  diyerek sözü tamamlıyoruz…

Haftaya görüşmek üzere ,Kalın sağlıcakla…    03.04.2013 Çarşamba

 

 

 

 

 

 


YukariCik